Işığı Açma

Yeni evime taşındığım ilk gece elektrikler kesildi.

Mahalle eskiydi. Böyle şeyler olurdu. Telefonumun ışığını açıp sigorta kutusuna baktım. Her şey normal görünüyordu. Sokaktan da ışık gelmiyordu; demek ki genel kesintiydi.

Salonun ortasında durdum.

Karanlık bir oda, insanın zihnini gereğinden fazla çalıştırır. Eşyalar olduğundan büyük görünür. Perdeler hareket etmiyorken bile hareket ediyormuş gibi hissedilir.

O sırada telefonum titredi.

Bilinmeyen numara.

Mesaj:

“Işığı açma.”

Bir an durdum.

Şaka olduğunu düşündüm. Arkadaşlarımdan biri adresimi yeni öğrenmişti. Ama bu kadar hızlı olamazdı.

Cevap yazmadım.

Bir dakika sonra ikinci mesaj geldi.

“Gerçekten açma.”

Boğazım kurudu.

Elektrik kesikti zaten. Açacak ışık yoktu.

Yine de telefonun fenerini kapattım.

Salon tamamen karanlığa gömüldü.


Beş dakika geçti.

Gözlerim karanlığa alışmaya başlamıştı. Pencerenin kenarında silik bir şekil seçebiliyordum.

Telefon tekrar titredi.

“Perdeye bakma.”

Refleksle baktım.

Perde sabitti.

Ama pencerenin önünde bir karartı vardı.

Dışarıdan biri bakıyor gibiydi.

Üçüncü mesaj:

“Hareket etme.”

Kalbim hızlandı.

Şimdi şaka olamazdı.

Evin adresini sadece emlakçı biliyordu. Numaramı da.

Yavaşça geri adım attım.

Parkeler hafifçe gıcırdadı.

Mesaj geldi.

“Seni duydu.”

Nefesim kesildi.


Kapıya yönelmeyi düşündüm. Ama kapı salonun diğer ucundaydı. Oraya gitmem için pencerenin önünden geçmem gerekiyordu.

Telefon tekrar titredi.

“Kapıya gitme.”

Elim titriyordu.

“Sen kimsin?” yazdım.

Cevap anında geldi.

“Evde misin?”

Bu mesajı daha önce görmüştüm.

Taşınmadan önce, ilanı görmeye geldiğim gün.

Emlakçı kapıyı açarken telefonum çalmıştı.

Bilinmeyen numara:

“Evde misin?”

O zaman önemsememiştim.

Şimdi numaraya baktım.

Aynıydı.


Pencereden hafif bir tıklama sesi geldi.

Camın dışından.

Tık.

Telefon titredi.

“Bakma.”

Yine baktım.

Camın diğer tarafında bir yüz vardı.

Ama bana bakmıyordu.

Odanın içine bakıyordu.

Arkamdaki karanlığa.

Yavaşça başımı çevirdim.

Salonun köşesinde bir siluet duruyordu.

Elektrik kesikti ama o daha koyu bir karanlıktı.

Telefonum tekrar titredi.

“Işığı açma.”

Bu kez mesajın ne anlama geldiğini anladım.

Elektrikler kesik değildi.

Ben sigortayı indirmiştim.

Taşındığım ilk gün, farkında olmadan.

Çünkü ev boş görünüyordu.

Ama boş değildi.

Ve karanlıkta olan şey, ışıkta görünüyordu.


Telefonumun ekranı bir anlığına aydınlandı.

Yüzüm camda yansıdı.

Ama camdaki yansıma bir saniye geç kaldı.

Sonra bana döndü.

Ve gülümsedi.


Elektrikler bir anda geri geldi.

Salon aydınlandı.

Köşe boştu.

Pencere boştu.

Telefonumda tek bir mesaj vardı.

“Artık geç.”


Ertesi sabah komşuya sordum.

“Dün gece elektrikler kesildi mi?” dedim.

Adam şaşırdı.

“Hayır,” dedi. “Hiç kesilmedi.”


O günden beri ışıkları kapatamıyorum.

Çünkü karanlıkta bir şey görünmüyor sanıyordum.

Ama aslında…

Işık açıkken yerini öğreniyor.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Düşüncelerinizi paylaşmanızı çok isterim, lütfen yorum yapın.x