Mesaj: “Evde misin?”

Taşındığım gün ilk mesaj geldi.

“Evde misin?”

Numara kayıtlı değildi.

Yanlışlık olduğunu düşündüm. “Kimsiniz?” yazdım. Cevap gelmedi.

Üzerinde durmadım.


İkinci mesaj iki gün sonra geldi.

Yine aynı saat.

23:38.

“Evde misin?”

Bu kez cevap yazmadım.

Profil fotoğrafı yoktu. Numara internetten bulunmuyordu. Aradım.

Çalmadı.

Direkt kapandı.


Üçüncü mesaj geldiğinde evdeydim.

Oturma odasında televizyon açıktı. Telefon masanın üzerindeydi.

23:38.

“Evde misin?”

Bu kez bir şey fark ettim.

Mesaj gelmeden iki saniye önce televizyonun sesi hafifçe kısıldı.

Kendi kendine.

Ekran titredi.

Sonra mesaj düştü.

Boğazım kurudu.

“Evet,” yazdım.

Cevap anında geldi.

“Güzel.”

Kalbim hızlandı.

“Kim bu?” yazdım.

Mesaj geldi.

“Arkana bakma.”

Refleksle arkamı döndüm.

Salon boştu.

Ama televizyon ekranında yansıma vardı.

Ben.

Ve arkamda biri daha.


Yavaşça ayağa kalktım.

Televizyona doğru yürüdüm.

Yansımada siluet netleşti.

Boyumda, omuz hizamda.

Yüzü seçilmiyordu.

Arkamı tekrar kontrol ettim.

Boş.

Telefon titredi.

“Seni görüyorum.”

Elim titriyordu.

“Nasıl?” yazdım.

Cevap:

“Pencereden.”

Perdelere baktım.

Kapalıydı.

Yavaşça yaklaştım.

Perdeyi araladım.

Sokak lambası yanıyordu.

Kimse yoktu.

Telefon tekrar titredi.

“Yanlış pencere.”

Donup kaldım.

Evde iki pencere vardı.

Biri salon.

Diğeri yatak odası.


Yatak odasına doğru yürüdüm.

Kapı aralıktı.

Işık kapalıydı.

Telefon titredi.

“Işığı açma.”

Nefesimi tuttum.

Kapı eşiğinde durdum.

Karanlığa baktım.

Hiçbir şey görünmüyordu.

Telefon bir kez daha titredi.

“Geç kaldın.”

Yatak odasının içinden hafif bir nefes sesi geldi.

Benden değil.

Düzenli.

Yavaş.

O anda bir şey fark ettim.

Nefes sesi odanın içinden değil…

Telefonumun hoparlöründen geliyordu.

Telefonu kulağıma yaklaştırdım.

Karşıdan bir fısıltı:

“Evde misin?”

Telefon elimden düştü.

Ekran kırıldı.

Ama mesaj geldi.

“Artık değil.”


Ertesi sabah polisi aradım.

“Biri beni izliyor,” dedim.

Evi kontrol ettiler.

Kapılar kilitli.

Pencereler kapalı.

Zorlama yok.

“Belki biri şaka yapıyordur,” dediler.

Numarayı verdim.

Sistemde kayıtlı değildi.

“Bu numara hiç aktif olmamış,” dediler.

“Operatör kaydı yok.”

Telefonuma baktım.

Mesaj geçmişi silinmişti.

Hiç mesaj yoktu.


O gece saat 23:38’de mesaj gelmedi.

Sessizlik vardı.

Rahatladım.

Tam uyuyacakken telefonum çaldı.

Arayan: Ben

Numara bana aitti.

Ekranda kendi fotoğrafım vardı.

Titreyerek açtım.

Karşıdan tek bir cümle geldi:

“Evde misin?”

Ve o an anladım.

Mesaj dışarıdan gelmiyordu.

Evden geliyordu.

Ama hangi evden…

Onu hâlâ bilmiyorum.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Düşüncelerinizi paylaşmanızı çok isterim, lütfen yorum yapın.x